içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

KTO BAŞKANI ÖMER GÜLSOY TCMB FAİZ KARARINI DEĞERLENDİRDİ

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, “Önümüzdeki dönemde faiz indirimlerinin büyüklüğünden ziyade istikrarlı şekilde devam etmesi hayati önem taşımaktadır. Gerekirse 50 baz puan (yüzde 0,5), hatta piyasa dinamiklerine göre 25 baz puan (yüzde 0,25) dahi olsa, sonraki PPK toplantılarında faiz indiriminin pas geçilmemesi gerektiğini ve indirim trendinin sürdürülmesi beklediklerini ifade etti.

KTO BAŞKANI ÖMER GÜLSOY TCMB FAİZ KARARINI DEĞERLENDİRDİ
Haberi Sesli Dinle

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), ekim ayı
toplantısında politika faizini piyasa beklentileri doğrultusunda 100 baz puan indirerek
yüzde 37’den yüzde 36 seviyesine çekmiştir. Ocak 2026’dan bu yana 9 aydır sabit
tutulan politika faizinin Ekim ayı toplantısı 100 baz puan düşürülmesini değerlendiren
Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, “Önümüzdeki
dönemde faiz indirimlerinin büyüklüğünden ziyade istikrarlı şekilde devam etmesi hayati
önem taşımaktadır. Gerekirse 50 baz puan (yüzde 0,5), hatta piyasa dinamiklerine göre
25 baz puan (yüzde 0,25) dahi olsa, sonraki PPK toplantılarında faiz indiriminin pas
geçilmemesi gerektiğini ve indirim trendinin sürdürülmesi beklediklerini ifade etti.
Başkan Gülsoy, iş dünyasının talep ve beklentilerini içeren açıklamasında şu önemli
vurguları yaptı:
"Merkez Bankası’nın politika faizini Ocak 2026’dan bu yana yüzde 37 seviyesinde sabit
tutması, yüksek finansman maliyetleri nedeniyle üreten ve istihdam sağlayan iş
dünyamızı uzun süredir ciddi şekilde zorlamaktaydı. Bugünkü 100 baz puanlık indirim
adımı, piyasaların nefes alması için olumlu bir başlangıçtır. Ancak bu tek seferlik bir
hamle olarak kalmamalı, ekonomide öngörülebilirliği artırmak adına kesintisiz bir indirim
sürecine dönüştürülmelidir."
"FAİZLERİN DÜŞMEMESİ ARZ YÖNLÜ MALİYET ENFLASYONUNU YAPIŞKAN
HALE GETİRİYOR"
"Ekonomi literatüründe sadece talep yönlü sıkılaşmaya odaklanmak, bir süre sonra
üretimi cezalandıran ve stagflasyon riskini tetikleyen bir unsura dönüşebilir. Finansman
maliyetlerinin uzun süre yüksek kalması, işletmelerin işletme sermayesi ihtiyacını
artırmakta ve bu durum 'maliyet enflasyonu' yoluyla fiyatlar genel düzeyine
yansımaktadır. Yani faizlerin düşmemesi, bir noktadan sonra enflasyonu besleyen arz
yönlü ve yapışkan bir yapı oluşturmaktadır. Enflasyonla kalıcı mücadelenin yolu, üretimi
durdurmak değil; üretim maliyetlerini düşürerek arzı güçlendirmektir."

"İş dünyası olarak beklentimiz, bu indirim hamlesinin tek seferlik bir düzeltme olarak
kalmamasıdır. Piyasaların önünü görebilmesi ve doğru projeksiyonlar yapabilmesi için
faiz indirim döngüsünün kesintisiz ve öngörülebilir bir patikaya oturması şarttır.
Makroekonomik dengeler gözetilerek, önümüzdeki PPK toplantılarında 50 baz puan,
hatta gerekirse 25 baz puan gibi küçük ölçekli adımlarla da olsa indirim trendi kararlılıkla
sürdürülmeli, süreç pas geçilmemelidir. İndirimlerin büyüklüğünden ziyade bu trendin
istikrarı, piyasadaki olumlu beklentileri ve yatırım iştahını diri tutacaktır. Bu açıdan
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun da yıl içerisinde 8 kez toplantı yerine her ay
toplanarak temsili de olsa faiz indirimlerine devam etmesi piyasalarımıza moral
olacaktır."
"BU İNDİRİMİN TİCARİ KREDİ FAİZLERİNE DE HIZLA YANSIMASI GEREK"
"Merkez Bankası’nın attığı bu adımın sahada karşılık bulması, bankacılık sektörünün
takınacağı tutuma bağlıdır. Politika faizindeki düşüşün, reel sektörün kullandığı ticari
kredi faiz oranlarına da aynı hızla ve kararlılıkla yansıtılmasını bekliyoruz. Kayseri gibi
üreten, ihraç eden ve Türkiye ekonomisinin dinamosu olan şehirlerdeki işletmelerimizin
çarkları daha hızlı döndürebilmesi için finansman musluklarının rasyonel oranlarla
açılması şarttır. Kararın ülkemize ve tüm üreten Türkiye'ye hayırlı olmasını diliyorum."

Tarih: 23-10-2026

FACEBOOK YORUM
Yorum