-
Ahmet Zorlu
Tarih: 23-04-2026 10:53:00
Güncelleme: 23-04-2026 10:53:00
KURUCU DEĞERLERE DÖNMEK ZORUNDAYIZ..
Bu gün 23 Nisan..
Milli İradenin Tecelligahı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı günün tam 106. Yıldönümü.
Yani Milli İradenin Padişah'tan alınıp Aziz Millete verilişinin 106, Aziz Milletten geri alınıp yine tek kişinin eline verilişinin de 9. yılını kutluyoruz.
Dağılan, çöken, Emperyalistlerçe paramparça edilen Osmanlının Küllerinden yepyeni bir devlet kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, kendisini Halife, Padişah hatta Kral ilan edebilme imkanı varken, hiç birini yapmayıp söz ve yetkiyi Türk Milleti’ne teslim ettiği günün yıldönümü.
106 yıldır, tam 106 yıldır Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün temellerini attığı Laik, Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti üzerinde oyunlar oynandı, oynanmaya devam ediyor.
Biliyor musunuz başardılar da.
Bu Aziz Vatan Duyun-u Umumiye dönemi kadar hasta, çaresiz, umarsız.
Dönemin işgalcileri ve onların yerli işbirlikçileri, ‘Keşke Yunan galip gelseydi’ciler el ele vererek Demokratik değerlerimizin ayarları ile oynayarak, oynatarak, rejimin içini boşaltmak için gece gündüz çalıştılar, başarılı da oldular.
Bu gün artık, içi insan dolu ama bir tek yerden talimat alan bir meclis, yapısı ile karşı karşıyayız.
Meclisin iradesini tek adam dilediği gibi kullanıyor.
Çanakkale Savaşlarını incelediğinizde, ordunun başında yabancı generallerin bulunduğunu görürsünüz.
Bu gün ise Hazine ve Maliyemizin başında, Türk Milleti'ne 'Yerel Halk' diyen İngiliz Mehmet, Ordumuzun Komuta Kademesi'nde ise üniforması ile Tarikat Merkezi ziyaret eden komutan, genç subaylarının arasında ise Atatürk'ü anma etkinliğinde yakasına takması gereken Atatürk Fotoğrafını yırtan genç subaylar var.
Sadece o kadar olsa iyi.
"Mustafa Kemal'in Askerleriyiz" dedikleri için sırtlarından üniformaları çıkarılan genç teğmenlere dünyayı dar eden bir Türk Silahlı Kuvvetleri Komuta Kademesi idare ediyor orduyu.
Futbol maçlarımızda kendi hakemlerimizle birlikte yabancı hakemler görev yapıyor.
Sivil Uçaklarımızın koltuklarını dünyanın çeşitli ülkelerinden getirttiğimiz pilotlara tahsis ettik. Oysa Türk Hava Kuvvetleri Dünyanın gıptayla baktığı pilotlar yetiştirirdi eskiden.
100 yıllık Cumhuriyetimizin kazanımları tek tek yabancılara satıldı.
Türkiye Cumhuriyeti'ni ayağa kaldıran, onu Dünyanın gıdada kendi kendine yeten 7 ülkesinden biri yapan Tarım ve Hayvancılık sizlere ömür.
Türk Köylüsü'nün can damarı tütün, pamuk, fındık ve pancar sırayla kaldırıldı ülke topraklarından, yabancı tekellerin hizmetine sunuldu.
Ekonominin can damarı fabrikalarımız kapatıldı ya da haraç, mezat satıldı.
Aziz Meclisi oluşturan isimlerin belirlenmesinde artık karar vericiler partilerin genel başkanları.
Onlar birer liste hazırlıyor, Türk Milleti’nin onayına sunuyor, biz de çaresiz listelerden birinin altına basıyoruz mührümüzü.
Yani seçmiyor, onaylıyoruz biz dayatılanları.
Dolayısıyla o çatı altına gönderdiğimiz insanlar da, Türk Milletine değil, onları oraya getiren güce biat ediyor, o gücün işareti ile hareket ediyorlar.
Efendiler, beyler, ağalar.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve onun cefakar silah arkadaşları, siyaset arkadaşlarının bize bıraktığı Demokratik Değerler bir bir elimizden gitti, gidiyor, farkında değil misiniz?
Geriye baktığımızda, 106 yıldır ulusal değerlerimizin içinin boşaltıldığını, Cumhuriyetin Kurumlarının tek tek yok edildiğini göreceksiniz.
Yalancılarla Talancıların el ele verip, gerçek yurtseverleri terörist diye yaftalamaya başladığı bir sürece geldik.
Milli İradenin görev verdiği bir çok kentin seçilmişi bu gün Silivri'de, 3-5 soysuzun kıçını kurtarmak için ortaya attığı iftiralarla işlemedikleri suçlardan ceza çekiyor.
O nedenle;
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 106. Kuruluş Yıldönümünde, mecliste sandalyesi olup olmadığına bakılmaksızın, tüm siyasi partilerin ortak amaç çerçevesinde birleşmeleri elzemdir, kaçınılmazdır..
Yani çözüm Türkiye İttifakıdır.
Bu ortak amacın ilk adımı, ‘Laik, Bağımsız, Demokratik Cumhuriyet’in yeniden inşası, hasar gören bölümlerinin onarımından oluşturulmalıdır.
İkinci adım, Parlamenter Demokratik Yapının yeniden hakim kılınması, tek karar vericinin değil, meclisin ve güçlü hükümetlerin görev alması olmalıdır.
Üçüncü adım, Siyasi Partiler ve Seçim Kanununun yeniden yapılandırılması sağlanmalıdır. Ama bu gün yapıldığı gibi, kendini tek adam gören zat-ı bir kez daha seçebilme değişiklikleri değil tabii ki.
Artık Parlamentoda bizi temsil edecek milletvekillerini genel başkanlar değil, o siyasi partinin üyelerinin seçmesi esası getirilmelidir. Hem de Seçim Kurulları nezaretinde yapılacak ön seçim ile.
İşte o zaman milletvekili parmak kaldırırken, ‘Genel başkan ne der’ yerine ‘Türk Milleti ne der’ diye düşünecek ve Milleti için faydalı olana kalkacaktır o eller.
Dördüncü adım, hesap verebilirliğin yeniden sağlanması olmalıdır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin değerleri, malları, parası Türk Milletine aittir.
Hiç kimse ama hiç kimse bu değerleri babasının malı gibi kullanamaz.
Görüyoruz 31 Mart Seçimlerinde el değiştiren belediyelerde, eskilerin bıraktığı rezaletleri, lüksü, görkemi, şatafatı.
Hesap verebilirlik, Cumhurbaşkanından Mahalle muhtarına kadar herkesin önceliği haline gelmeli, getirilmelidir.
Beşinci adımda ise, Adalet Sisteminin aldığı yaralar vakit geçirilmeden tedavi edilmeli, yargı kararlarını yeniden Türk milleti Adına vermelidir.
İşe de, ‘Geçmişte bir siyasi partinin herhangi bir kademesinde görev almış, açılan göstermelik sınavlarla hakim-savcı yapılmış isimlerin, getirildikleri görevlerde parti yöneteninden talimat alarak karar veren Hakim ve Savcıların cübbelerinin çıkarılması ile başlanmalıdır.
Hepsinden önemlisi, en küçük birimden yüksek yargıya kadar her birimin, birbirini denetleyen yapısı yeniden oluşturulmalıdır.
HSK’da, Yargıtay’da, AYM’de görev alma şartları yeniden düzenlenmeli, siyaset kurumlarının bu alanlara atama yetkileri ortadan kaldırılmalıdır.
Güzelim ülkemde bu 5 maddenin derhal hayata geçirilmesini talep etmeyecek, karşı çıkacak hiç kimse yoktur.
Karşı çıkacakların ise mutlaka gizli bir ajandaları vardır.
Tüm Siyasi Partilerin bu 5 maddelik manifesto çerçevesinde bir araya gelmesi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşunun 107. Yılını gönül rahatlığı ile kutlamak ümidiyle;
ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN..
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum
